
CHP Tarım ve Orman Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin 2025 yılı faaliyet raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adem, açıklanan bilanço ve mali tabloların, kurumun asli görevlerinden uzaklaştığını, çiftçiyi korumak yerine borç yükü ve piyasa baskısı altında ezilmeye mahkûm ettiğini söyledi. Kooperatifin sözleşmeli üretim yapmadığı gibi, teknik iflas sınırında bir mali yapıya sürüklendiğini belirten Adem, bu durumun hem üretici hem tüketici açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Erhan Adem, Yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Tarım Kredi Kooperatifleri, kuruluş amacına uygun olarak üreticiyi desteklemek, planlı üretim yapmak, fiyat istikrarı sağlamak ve ucuz tarımsal girdi temin etmek zorundadır. Ancak 2025 yılı faaliyet raporu, bu misyonun tamamen terk edildiğini ortaya koyuyor.
Bir yıl boyunca hiçbir bölgede sözleşmeli üretim yapılmamış, üretici tefecilerin ve özel bankaların yüksek faizli kredilerine mahkûm edilmiş. Ana sözleşmede yer alan ucuz girdi sağlama görevi yerine getirilmemiş, çiftçiden doğrudan alım yapmak yerine ürünler pahalıya, çoğu zaman yandaş firmalardan temin edilmiştir. Bu tercih, üretim maliyetlerini yükseltmiş, gıda enflasyonunu körüklemiştir.
Mali tablolar, kurumun ne kadar riskli bir noktada olduğunu açıkça göstermektedir. Dönen varlıklar 7,5 milyar TL iken, kısa vadeli borçlar 16,5 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu, muhasebe literatüründe ‘teknik iflas’ olarak adlandırılan, kısa vadeli borçların mevcut varlıklarla karşılanamaması durumudur. Satış rakamları da vahimdir: 29 milyar TL’lik satışa karşı 24,5 milyar TL maliyet oluşmuştur. Maliyetlerin yüksekliği, doğrudan üreticiden alım yapılmaması ve aracıların devreye girmesiyle açıklanabilir.
Üstelik sürekli zarar eden bu yapı, seçim dönemlerinde çiftçinin sermayesini kullanarak zararına satışlar yapmaktadır. Bu, hem kooperatifin öz kaynaklarını eriten hem de üreticiyi uzun vadede daha da zayıflatan bir uygulamadır. Toplam zararı ve vergi borcunu kapatmak için 4,2 milyar TL’ye ihtiyaç vardır (2,7 milyar finansman gideri + 1,5 milyar vergi yükü).
Bu tablo, Tarım Kredi’nin çiftçi yararına değil, piyasa oyuncuları ve belli şirket gruplarının lehine çalıştığını göstermektedir. Böyle bir yönetim anlayışı ile ne üretici korunabilir ne de gıda fiyatları kontrol altına alınabilir.
Biz CHP olarak diyoruz ki:
-Tarım Kredi derhal sözleşmeli üretim modeline geri dönmelidir.
-Çiftçiye düşük faizli, erişilebilir kredi sağlanmalı, aracılar devreden çıkarılmalıdır.
-Kooperatifin mali yapısı şeffaflaştırılmalı, her kuruşun hesabı çiftçiye verilmelidir.
-Yandaş firmalara kaynak aktarımına son verilmeli, özkaynaklar güçlendirilmelidir.
Tarım Kredi, bu ülkenin üretici örgütüdür. Onu piyasanın insafına terk etmek, çiftçiyi yoksullaştırmak ve halkı pahalı gıdaya mahkûm etmek demektir. Biz bu gidişe dur diyeceğiz; Toprak da çiftçi de sahipsiz değildir.
HABER/ Ümmügülsüm KATIRCI




