DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “AİHM kararlarının etrafından dolaşmaya çalışmak hukuka karşı hiledir”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala hakkında açıkladığı ihlal kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Şahin, Anayasa’nın 90. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesine işaret ederek AİHM kararlarının uygulanmasının devlet organlarının takdirinde olmadığını ve kararın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında açıkladığı ihlal kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Şahin, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’nın ilgili hükümlerine uyma zorunluluğuna dikkat çekerek, mahkeme kararlarının uygulanması gerektiğini belirtti.

Şahin, AİHM kararının Türkiye’de adalet mekanizması ve anayasal ilkeler bakımından önemli bir değerlendirme olduğunu savunarak, “AİHM’in Osman Kavala hakkında bugün açıkladığı ihlal kararı, Türkiye’de adalet mekanizmasının ve anayasal ilkelerin ne derece yıpratıldığını hukuken bir kez daha tescillemiştir.” dedi.

“AİHM KARARLARINI UYGULAMAK KAÇINILMAZ BİR ANAYASAL YÜKÜMLÜLÜKTÜR”

Aynı olguların farklı suçlamalarla yeniden gündeme getirilmesinin AİHM kararlarının uygulanmasını engellememesi gerektiğini ifade eden Şahin, “Aynı olguları farklı suçlama ambalajlarıyla sunup AİHM kararlarının etrafından dolaşmaya çalışmak bir yargı faaliyeti değil, doğrudan hukuka karşı hiledir.” ifadelerini kullandı.

Anayasa’nın 90. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesine işaret eden Şahin, “Gerek Anayasa’nın 90. maddesi gerekse AİHS’in 46. maddesi emredici niteliktedir; AİHM kararlarını uygulamak devlet organlarının takdirinde değil, kaçınılmaz bir anayasal yükümlülüktür.” diye konuştu.

Şahin, uluslararası taahhütlerin ve anayasal hükümlerin etkisizleştirilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağını belirterek, “Uluslararası taahhütleri ve Anayasa’nın amir hükümlerini etkisizleştirmek, devlet ilkesi olan ‘ahde vefa’ kuralını yok saymak, hukuk devleti olma iddiasını açıkça çiğnemektir.” dedi.

“MESELE SADECE BİR İSİM MESELESİ DEĞİL”

Yargı kararlarının devre dışı bırakıldığı bir sistemin hukuk güvenliği açısından sonuçlarına dikkat çeken Şahin, “Yargının siyasi amaçlara araç kılındığı ve mahkeme kararlarının devre dışı bırakıldığı bir düzende hiç kimsenin hukuk güvenliği kalmaz.” ifadelerini kullandı.

Şahin, Osman Kavala hakkındaki sürecin yalnızca tek bir kişi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Mesele sadece bir isim meselesi değil, Türkiye’de herkes için hukuk güvencesinin korunması meselesidir.” diye konuştu.

İktidar ve yargı organlarının Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmalara uymakla yükümlü olduğunu ifade eden Şahin, AİHM kararının gereğinin yerine getirilmesi çağrısında bulundu.

Şahin açıklamasını, “AİHM kararının gereği derhal yerine getirilmeli; Osman Kavala amasız, fakatsız serbest bırakılmalı ve mahkûmiyetinin doğurduğu tüm hukuki sonuçlar ortadan kaldırılmalıdır.” sözleriyle tamamladı.

Haber: Fazilet GİDİCİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu