
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 1 Temmuz itibarıyla uygulamaya alınan Depozito Yönetim Sistemi’nin ardından ambalajlı içeceklerde yaşanan fiyat artışlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ekmen, geri dönüşüm amacıyla hayata geçirilen uygulamanın vatandaşın cebine yeni bir mali yük olarak yansıtılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Vatandaş 1 Liralık Depozito İçin 2-3 Liralık Zamla Karşı Karşıya Kaldı”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, yalnızca 1 liralık depozito bedelinin uygulanması gerekirken birçok üründe 2 ila 5 lira arasında değişen fiyat artışlarının yaşandığını belirtti.
Ekmen, “Günlük tüketimin en yüksek olduğu yarım litrelik pet sularda fiyatlar ortalama 5 liradan 7 liranın üzerine çıkmış, bazı markalarda artış oranı yüzde 45’e ulaşmıştır. Maden sularında ve diğer içecek gruplarında da benzer şekilde yüksek fiyat artışları görülmektedir. Vatandaş, 1 liralık depozito için raflarda 2 liralık zamla karşı karşıya bırakılmıştır.” dedi.
“Dün Değersiz Görülen Ambalaj Bugün Nasıl Maliyet Kalemine Dönüştü?”
Yaşanan fiyat artışlarının izaha muhtaç olduğunu ifade eden Ekmen, yıllardır ekonomik bir değer atfedilmeyen pet şişe ve kutuların depozito sistemi devreye girdikten sonra ilave maliyet gerekçesi olarak gösterilmesini sorguladı.
Mehmet Emin Ekmen, “Bugüne kadar ekonomik bir değer atfedilmeyen bu ambalajlar, depozito sistemi devreye girince nasıl oldu da bir anda 2 ila 5 liralık ilave maliyetin gerekçesi hâline geldi? Eğer tüketiciye yansıtılacak bedel yalnızca 1 liralık depozito ise, raflardaki çok daha yüksek fiyat artışları hangi maliyet hesabına dayanmaktadır?” ifadelerini kullandı.
Ekmen, “Çevreyi korumak amacıyla getirilen bir uygulamanın fırsatçılığın gerekçesi hâline gelmesi kabul edilemez. Bu artışların sebepleri kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Çevre Politikaları Fırsatçılığın Bahanesi Olamaz”
Depozito sisteminin amacının doğru olduğunu ancak uygulamadaki denetimsizliğin yeni mağduriyetler oluşturduğunu belirten Ekmen, “Bir çevre politikasını savunmak başka bir şeydir, o politikanın fırsatçılığa dönüşmesine göz yummak başka bir şeydir. Çevreyi koruyacağız derken vatandaşın alım gücünü zayıflatan yeni bir maliyet oluşturulamaz.” dedi.
Ekmen, emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların günlük tüketim ürünlerinde dahi her kuruşun hesabını yapmak zorunda kaldığını belirterek, yüksek oranlı fiyat artışlarının yalnızca depozito uygulamasıyla açıklanamayacağını kaydetti.
“Depozito Bedeli Etiketlerde Ayrı Gösterilmelidir”
Depozito uygulamasının şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Emin Ekmen, “Vatandaş neye, ne kadar ödeme yaptığını açıkça görmelidir. Depozito bedeli ürün fiyatının içinde eritilmemeli, etiketlerde ayrı bir kalem olarak gösterilmelidir. Böylece hem tüketici korunur hem de fırsatçılığın önüne geçilir.” ifadelerini kullandı.
Ekmen, aksi halde iyi niyetle başlatılan bir çevre projesinin toplum nezdinde yeni bir zam uygulaması olarak algılanacağını söyledi.
“Devletin Görevi Çevreyi de Vatandaşı da Korumaktır”
Yetkililere çağrıda bulunan Ekmen, “Depozito Yönetim Sistemi’nin amacı geri dönüşümü artırmak ve çevreyi korumaktır. Ancak devletin görevi yalnızca çevreyi değil, vatandaşın alım gücünü de korumaktır. İlgili kurumlar, 1 Temmuz sonrasında yaşanan fiyat artışlarını derhal incelemeli, fırsatçılığa karşı gerekli denetimleri yapmalı ve kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapmalıdır.” dedi.
Mehmet Emin Ekmen, “Çevre politikaları yeni bir enflasyon kalemine dönüştürülmemeli, geri dönüşüm uygulamaları vatandaş üzerinde yeni bir maliyet baskısı oluşturmamalıdır.” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Haber: Hasret ERİM




