DİCLE ÜNİVERSİTESİ’NDE TÜRKİYE’DE BİR İLK OLAN SOSYAL ARABULUCULUK MODELİ KURUM İÇİ UZLAŞIYI GÜÇLENDİRDİ

Dicle Üniversitesi’nde uygulamaya alınan Sosyal Arabuluculuk Koordinatörlüğü, akademik ve idari personel ile öğrenciler arasındaki anlaşmazlıkların büyümeden çözülmesine katkı sağladı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vahap Özpolat, uygulama sonrası soruşturma sayılarında belirgin azalma yaşandığını belirtti.

Dicle Üniversitesi, kampüs içinde yaşanan akademik, idari ve öğrenci kaynaklı anlaşmazlıkların çözümünde Türkiye’de bir ilk olan “Sosyal Arabuluculuk Koordinatörlüğü” modelini hayata geçirdi. Üniversite Senatosu kararıyla kurulan yapı, sorunların çatışmaya dönüşmeden diyalog yoluyla çözülmesini hedefliyor.

Uygulama kapsamında akademik ve idari personel ile öğrenciler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, kurumsal huzurun artırılması ve uzlaşı kültürünün yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

45 SERTİFİKALI ARABULUCU GÖREV YAPIYOR

Üniversite bünyesinde farklı birimlerden seçilen 45 personel, sosyal arabuluculuk eğitimi alarak sertifika kazandı. Bu kişiler, görev yaptıkları alanlarda ortaya çıkan iletişim sorunlarında taraflar arasında yapıcı bir diyalog zemini oluşturuyor.

Sosyal Arabuluculuk Koordinatörlüğü, kampüs içinde daha sağlıklı iletişim kanallarının kurulmasını, çalışma barışının güçlendirilmesini ve kurumsal aidiyet duygusunun artırılmasını hedefliyor.

“SORUŞTURMA SAYILARINDA CİDDİ AZALMA OLDU”

Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sosyal Arabuluculuk Koordinatörü Prof. Dr. Vahap Özpolat, uygulamanın kurum içi iletişime olumlu yansıdığını belirtti.

Özpolat, Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Eylem Planı doğrultusunda çalışmaları başlattıklarını ifade ederek, “Kurum içi huzur ve güven ortamının güçlenmesini hedefledik. Uygulamanın ardından kişiler arasındaki anlaşmazlıklardan kaynaklanan soruşturma sayılarında ciddi azalma yaşandı. En önemli kazanımlardan biri de uzlaşı kültürünün gelişmesi oldu.” dedi.

UZLAŞI KÜLTÜRÜ VE KURUMSAL VERİMLİLİK

Üniversite yönetimi, sosyal arabuluculuk modelinin yalnızca anlaşmazlıkları çözmekle kalmadığını, aynı zamanda çalışma barışını güçlendirerek kurumsal verimliliğe de katkı sunduğunu belirtti. Sorunların erken aşamada ele alınmasıyla hem idari süreçlerin rahatladığı hem de daha huzurlu bir kampüs ortamı oluştuğu ifade edildi.

Dicle Üniversitesi’nin uygulamaya koyduğu modelin, yükseköğretim kurumlarında örnek bir çalışma olarak dikkat çektiği bildirildi.

Haber: Hasret ERİM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu