KINIYORUM!

Sevgi Yıldız Yazdı...

KINIYORUM!

Gazeteci Yazar Sevgi Yıldız’ın Kaleminden

Seyit Kureyş Türbesi’ne Yapılan Saldırıyı Kınıyorum

Gaziantep’in Yavuzeli ilçesinde bulunan, Çepni Alevileri ve Kureyşan Ocağı için manevi değeri çok büyük olan Seyit Kureyş Türbesi’ne gerçekleştirilen çirkin saldırıyı büyük bir öfke ve derin bir üzüntüyle kınıyorum.

İnanç merkezleri yalnızca taş ve topraktan ibaret yapılar değildir. Türbelerimiz, cemevlerimiz, camilerimiz, kiliselerimiz, sinagoglarımız, ziyaretgâhlarımız ve mezarlıklarımız; toplumların ortak hafızasını, kültürünü, tarihini ve vicdanını yaşatan kutsal emanetlerdir. Bu değerlere uzanan her kirli el, yalnızca bir yapıya değil, insanların inanç özgürlüğüne, huzuruna ve birlikte yaşama iradesine yönelmiş bir saldırıdır.

Seyit Kureyş Türbesi, yüzyıllardır sadece bir ziyaret yeri değil; barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve hoşgörünün sembolü olmuştur. Buraya yapılan saldırı, yalnızca Alevi toplumunu değil, farklı inançlara saygı duyan herkesi derinden yaralamıştır.

Ne yazık ki son yıllarda kutsal mekânlara yönelik benzer saldırıların arttığını üzülerek görüyoruz. Daha önce Düzgün Baba’ya, Elif Ana Türbesi’ne ve farklı inanç merkezlerine yapılan saldırılar hafızalarımızdaki yerini korurken, bugün de Seyit Kureyş Türbesi’nin hedef alınması, bu olayların tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.

Bu saldırılar, toplum içerisinde ayrışmayı körüklemek, nefreti büyütmek ve insanların birlikte yaşama iradesini zayıflatmak isteyen anlayışın bir yansımasıdır. Ancak bilinmelidir ki; sevgiye, kardeşliğe ve insanlığa inanan hiçbir vicdan bu karanlık düşüncelere teslim olmayacaktır.

İnançlara saldırmak, insanlığa saldırmaktır. Bir insanın kutsal kabul ettiği değerlere saygı göstermek, medeni toplumların en temel sorumluluğudur. İnancı, mezhebi, dili ya da kimliği ne olursa olsun herkesin ibadet ettiği, dua ettiği ve manevi bağ kurduğu mekânlar devletin ve toplumun ortak güvencesi altında olmalıdır.

Bugün sessiz kalınan her nefret suçu, yarın çok daha büyük acılara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle yetkililerin olayı tüm yönleriyle aydınlatması, faillerin en kısa sürede adalet önüne çıkarılması ve benzer olayların yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır.

Bizler, kinin değil sevginin; ayrımcılığın değil eşitliğin; nefretin değil kardeşliğin tarafındayız. İnançlarımız farklı olabilir, ancak acılarımız ortaktır. Çünkü bir kutsal mekâna yapılan saldırı, yalnızca o inanca mensup insanlara değil, toplumun ortak vicdanına yapılmış bir saldırıdır.

Toplumsal barışı korumanın yolu; birbirimizin inancına, kültürüne ve yaşam biçimine saygı göstermekten geçmektedir. Hiç kimsenin kutsalına uzanan eli meşru göremeyiz. Bugün Seyit Kureyş Türbesi’ne yapılan saldırıya sessiz kalırsak, yarın başka bir inanç merkezine yapılan saldırıya da söz söyleme hakkımız zayıflar. Bu nedenle adalet, herkes için ve her inanç için eşit şekilde işletilmelidir.

Ben bir gazeteci ve yazar olarak; nerede olursa olsun inançlara, kutsal değerlere ve insan onuruna yapılan her saldırının karşısında olmaya devam edeceğim. Kalemim; barışın, hukukun, vicdanın ve kardeşliğin sesi olmayı sürdürecektir.

Bugün bir kez daha yüksek sesle ifade ediyorum:

Seyit Kureyş Türbesi’ne yapılan bu alçak saldırıyı en güçlü şekilde kınıyorum.

Dileğim; ülkemizde hiçbir inanç grubunun kendisini tehdit altında hissetmediği, herkesin kutsalına saygı duyulduğu, hukukun ve adaletin eksiksiz işlediği bir gelecek inşa edilmesidir.

Çünkü biliyorum ki;

Barış, ancak adaletle mümkündür.
Adalet, ancak vicdanla mümkündür.
Vicdan ise ancak sevgiyle mümkündür.

Gazeteci Yazar
Sevgi Yıldız

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu