
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde iktidarın çevre politikalarını eleştirdi. Dinçer, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı zirvenin yalnızca organizasyon boyutuyla değil, çevre politikaları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Türkiye Bu Zirveye Hazır Değil”
Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle kuraklık, orman yangınları ve sel felaketlerinden yoğun şekilde etkilendiğini belirten Semra Dinçer, “Dünya, Kasım ayında gözünü Antalya’ya çevirdiğinde, karşısında sadece ihtişamlı bir sahne mi bulacak, yoksa iklim krizinden en ağır şekilde etkilenmesi beklenen bir ülkenin gerçek mücadele iradesini mi görecek? Ben bu kürsüden üzülerek ifade ediyorum: Bugünkü haliyle Türkiye bu zirveye hazır değildir.” dedi.
Dinçer, “İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağımız bu dönemde bile, 23 yıldır ülkeyi yöneten zihniyet doğal alanlarımızı madene, inşaata ve ranta açmaya devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Maden Ruhsatları ve ÇED Süreçlerine Eleştiri
Konuşmasında çevre politikalarına ilişkin veriler paylaşan Dinçer, 2008-2023 yılları arasında 380 binin üzerinde maden ruhsatı verildiğini, tarım arazilerinin önemli bölümünün maden sahası haline getirildiğini söyledi. “Süper İzin” olarak kamuoyunda bilinen düzenlemeler ile Cumhurbaşkanlığı kararlarının çevresel etki değerlendirme süreçlerini zayıflattığını savunan Dinçer, “Bülent Ecevit ve Deniz Baykal döneminde millileştirilen madenler bugün yeniden şirketlere devrediliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Gösterişli Zirveler Geçmişteki Tahribatı Telafi Edemez”
Çevre denetimlerinin yatırım süreçlerini hızlandırma gerekçesiyle gevşetildiğini ileri süren Dinçer, “Savaş uçağı alabilirsiniz, hava savunma sistemleri edinebilirsiniz. Ancak mesele çevre olduğunda, hiçbir gösterişli zirve geçmişte verdiğiniz zararları telafi edemez.” dedi.
Dinçer konuşmasını, “COP31 ne kadar şaşaalı olursa olsun; Akbelen’de katlettiğiniz ormanları, Ege’de yok ettiğiniz zeytinlikleri, İliç’te siyanür altında bıraktığınız dokuz madencimizi geri getiremeyeceksiniz.” sözleriyle sürdürdü.
“Kömürden Çıkış İçin Bağlayıcı Takvim Açıklanmalı”
Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında kömürden elektrik üretimi artan ülkeler arasında yer aldığını ifade eden Semra Dinçer, kömürden çıkışa ilişkin bağlayıcı bir takvim bulunmadığını belirtti. Dinçer, “Çevre konusundaki gerçek başarı; şovla değil, doğayı, toprağı ve emekçiyi koruyan somut bütçe ve gerçek siyasi iradeyle ölçülür.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.




