DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Gençler merak etmesin Bu ülke büyük bir ülke, her sorunun çözümü var”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazeteci Nil Gülsüm’ün sunduğu programda çocukluk yıllarından iş hayatına, eğitim anlayışından aile yaşamına, gençlere yönelik mesajlarından hayat felsefesine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Babacan, gençlere umutlarını kaybetmemeleri çağrısı yaparken, çocukluk döneminde hamallarla yük taşıdığını, tezgâhta ve kasada çalıştığını anlattı; eğitimin, güvenin, adaletin ve aile kurumunun önemine dikkat çekti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Nil Gülsüm ile Maksat Muhabbet” programında gazeteci Nil Gülsüm’ün sorularını yanıtladı. Çocukluk yıllarından eğitim hayatına, aile yaşantısından ekonomi ve gençliğe ilişkin değerlendirmelerine kadar birçok başlıkta konuşan Babacan, gençlere umutlarını korumaları çağrısında bulundu.

“Dedem, babam beni hiç boş bırakmadı”

Çocukluk yıllarında aile işletmesinde çalıştığını anlatan Ali Babacan, küçük yaşlardan itibaren sorumluluk üstlendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Dedem ve babam beni hiç boş bırakmadı. Bir ardiyemiz vardı. Depodan mağazaya mal taşırdım. Hamalların arasına beni de alırlardı. Onlara iki buçuk lira verirlerdi, bana ise yirmi beş kuruş verirlerdi. ‘Sen on defada ancak onun taşıdığı kadar mal taşıyabiliyorsun’ derlerdi.”

Babacan, ilerleyen yıllarda matematiği öğrendikten sonra kasada görev almaya başladığını belirterek, “Tezgâhtan boyum görünmezdi. Müşteri hesaplarını tutardım, bankaya para götürüp getirirdim. Bankadaki görevliler ‘Senin getirdiğin parayı biz saymayız, nasılsa düzgündür’ derlerdi.” sözlerini kullandı.

“Dersi derste öğrenirdim”

Okul hayatındaki başarısının sırrını da paylaşan Babacan, ders kaçırmadığını ve anlamadığı konuları mutlaka sorduğunu söyledi.

“Hiç ders kaçırmazdım. Dersi derste öğrenirdim. Anlamadığım bir şeyi anlayana kadar soru sorardım. Eve fazla iş bırakmazdım. Temiz not tutmak, dersi derste öğrenmek ve uygulamayı aynı anda yapmak bana çok fayda sağladı.” dedi.

Aile kuralları ve çocukluk anıları

Babacan, çocukluk döneminde aile içinde şans oyunlarına karşı katı kurallar bulunduğunu anlattı.

“Bizim ailede evde iskambil kâğıdı bulundurulmazdı, zar bulundurulmazdı. Dedem, ‘Bugün parasız oynayan yarın paralı oynamaya başlar’ derdi. Tavla bile bulundurulmazdı. Ortaokulda olasılık dersi için zar gerektiğinde komşudan istemek zorunda kalmıştık.” ifadelerini kullandı.

Gençlere umut çağrısı

Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru yönetildiğinde her sorunun aşılabileceğini ifade eden Babacan, ekonomik koşullar nedeniyle gençlerin gelecek kaygısı yaşadığını belirtti.

“Gençler bana ‘Hangi parayla dünyayı gezeceğiz?’ diye bakıyor. Bugünkü şartlar gerçekten zor. Ama gençler merak etmesin. Bu ülke büyük bir ülke, güçlü bir ülke. Her sorunun çözümü var. Zamanında enflasyon sorununu çözmüş bir ülke burası. Bunlar da çözülür. Umutlarını kaybetmesinler.” diye konuştu.

Dünyayı tanımanın önemine de değinen Babacan, “Fırsatı olan mümkün olduğunca dünyayı görsün. Türkiye büyük bir ülke ama dünya çok daha büyük. Gençler dünyayı ne kadar tanırsa ülkemize katkıları da o kadar büyük olur.” değerlendirmesinde bulundu.

“İnsan neyle yaşar? İtibar, onur, inanç”

Programın kısa sorular bölümünde hayat anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, “İnsan neyle yaşar?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“İtibar, onur önemli. İnanç da önemli. İnsan biraz da inandığı için yaşar. Yaptığı işin doğru olduğuna inanmak ve nihayetinde bir hesap günü olduğuna inanmak insanın hayatına yön verir.”

Etkilendiği kitap, film ve şiirler

Ali Babacan, çocukluk döneminde kendisini en çok etkileyen kitabın Ömer Seyfettin’in “Diyet” adlı eseri olduğunu belirterek, “İlkokula başlamadan önce okumuştum ve çok etkilenmiştim.” dedi.

İzlemekten vazgeçemediği yapımın “The Godfather (Baba)” üçlemesi olduğunu ifade eden Babacan, aile yapısı, hukuk ve adalet temalarının filmi kendisi açısından etkileyici kıldığını söyledi.

Babacan ayrıca, Abdurrahim Karakoç‘un şiirlerinden bestelenen eserlerin kendisinde derin iz bıraktığını belirterek, “Akla değil ama gönle hitap ediyor. Kalpten kalbe iletişim kuruyor.” ifadelerini kullandı.

Programın sonunda hayatındaki en önemli kavramları da sıralayan Babacan, “Aile gerçekten çok önemli. Güven hem ticarette hem insan ilişkilerinde hem siyasette vazgeçilmezdir. Bir de adalet çok önemli. Adalet olduğunda toplum da ekonomi de refah da güçleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu