
DİCLE ÜNİVERSİTESİ GENEL SEKRETER YARDIMCISI DOÇ. DR. MUSTAFA UĞURLU ARSLAN: “DİYARBAKIR’IN HAK ETTİĞİ BİR HİZMETİ HAYATA GEÇİRMENİN GURURUNU YAŞIYORUZ”
Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan Atçılık ve Hippoterapi Merkezi’nde özel gereksinimli çocuklar için hasta kabulüne başlandı. Türkiye’de veteriner fakülteleri arasında ilk olma özelliği taşıyan merkezde, uzman fizyoterapistler eşliğinde yürütülen at terapisi uygulamalarıyla çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor.
Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Atçılık ve Hippoterapi Merkezi, özel gereksinimli çocuklara yönelik terapi hizmeti vermeye başladı. Türkiye’de veteriner fakülteleri arasında ilk olma özelliği taşıyan merkezde, hippoterapi yöntemiyle çocukların fiziksel, zihinsel, duyusal ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
900 metrekare kapalı manej ve 1000 metrekare açık manej alanına sahip merkezde çocuklar, fizyoterapistler eşliğinde hazırlık süreçlerinden geçirilerek güvenli biniş eğitimleri alıyor. Uzman gözetiminde yürütülen terapi programlarında çocukların denge, koordinasyon ve sosyal becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’de Veteriner Fakülteleri Arasında İlk Merkez
Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile At Destekli Terapi ve Aktiviteler Federasyonu arasında imzalanan protokol kapsamında terapilerde görev alan atlar özel eğitimlerden geçiriliyor. Merkez, kamu kurumları arasında Ankara Yıldırım Bayazıt Üniversitesi’nden sonra ikinci, veteriner fakülteleri bünyesinde ise Türkiye’de ilk merkez olarak faaliyet gösteriyor.
Merkezin çalışmalarında Ankara Yıldırım Bayazıt Üniversitesi ve Türkiye Jokey Kulübü ile iş birliği yürütülürken, hippoterapi uygulamalarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor.
“Amacımız Üniversite ile Şehri Bütünleştirmek”
Hasta kabulünün başlaması dolayısıyla düzenlenen programı Dicle Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Yayla, Genel Sekreter Yardımcısı Hacı Yılmaz, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emine Çatalkaya, Atçılık ve Hippoterapi Merkezi Müdürü Mehmet Fatih Pullu ve terapiye katılan çocukların aileleri takip etti.
Dicle Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, merkezin şehir ve üniversite bütünleşmesinin önemli bir örneği olduğunu belirterek, “Veteriner Fakültemiz Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Şehir ve üniversite bütünleşmesi adına büyük bir hizmet oldu. İlk hastamızı bugün kabul etmiş olduk. Üniversitemiz kendi içine kapanık değil. Şehrimizi ilgilendiren her konuda bir bütün olarak hareket etmeye gayret ediyoruz.” dedi.
Arslan, “Hippoterapi merkezimiz bu düşüncenin ürünüdür. Diyarbakır’ın hak ettiği bir hizmeti hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Tüm amacımız Diyarbakır’ımıza ve bölgemize yakışır hizmetler gerçekleştirmektir. İnsanlarımız mutlu olursa biz mutlu oluruz.” ifadelerini kullandı.
“Özel Gereksinimli Çocukları Hayata Bağlıyor”
Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Yayla ise merkezin özel gereksinimli bireyler için önemli bir rehabilitasyon alanı sunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Sadık Yayla, “Fakültemiz bünyesindeki Atçılık ve Hippoterapi Merkezi kamu kurumları arasında Ankara Yıldırım Bayazıt Üniversitesi’nden sonra Türkiye’de ikinci, veteriner fakülteleri içerisinde ise ilk olma niteliğindedir. Bu merkezde özel gereksinimli bireylerin fiziksel, zihinsel, duyusal ve sosyal gelişimini desteklemek amacıyla uzman terapistler eşliğinde terapi uygulanmaktadır.” diye konuştu.
Yayla, “Hippoterapi ile denge, koordinasyon, duruş kontrolü ve kas kuvvetinin geliştirilmesine destek olunurken, atlarla kurulan özel bağ bireylerin özgüvenlerini artırıyor ve iletişim becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor. Üniversitemizin topluma verdiği hizmetlere bir yenisi daha eklenmiş bulunmaktadır.” dedi.
“Çocuklar Daha Özgüvenli Hale Geliyor”
Fizyoterapist Hanifi Bal da hippoterapinin atın ritmik ve üç boyutlu hareketlerinin terapötik amaçlarla kullanıldığı özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti.
Bal, “Özellikle serebral palsi, otizm spektrum bozukluğu, Down sendromu, inme, travmatik beyin hasarı ve çeşitli nörolojik hastalıklarda tamamlayıcı bir rehabilitasyon yöntemi olarak kullanılmaktadır. Seanslar sırasında amaç yalnızca fiziksel fonksiyonları geliştirmek değil; aynı zamanda bireyin özgüvenini artırmak, sosyal katılımını desteklemek ve yaşam kalitesine katkı sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
Bal, “At ile kurulan özel etkileşim sayesinde hippoterapi, rehabilitasyon sürecine motivasyon ve keyif katan, multidisipliner yaklaşımın önemli bir bileşeni olarak öne çıkmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.




