DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Kırk sekiz saatte çocuk adalet sistemi yazılmaz!”

TBMM Genel Kurulu’nda Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geneli üzerinde konuşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, çocuk adalet sisteminin yalnızca ceza artışına indirgenemeyeceğini belirtti. Esen, teklifin etki analizi yapılmadan hazırlandığını savunarak önleme, rehabilitasyon ve ceza sonrası desteği kapsayan bütüncül bir çocuk adalet sistemine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

TBMM Genel Kurulu’nda Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geneli üzerinde söz alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, çocuk adalet sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Esen, ağır suçların karşılıksız kalmaması gerektiğini ancak çocuk adaletinin yalnızca ceza sürelerinin artırılmasıyla sağlanamayacağını söyledi.

“Mesele yalnızca kaç yıl ceza vereceğimiz değil.”

Konuşmasında çocuk adalet sisteminin önleme, koruma, rehabilitasyon ve ceza sonrası destek mekanizmalarını birlikte içermesi gerektiğini vurgulayan Elif Esen, “Mesele yalnızca kaç yıl ceza vereceğimiz değil, oradan nasıl bir insan çıkacağıdır.” ifadelerini kullandı.

“Peki ya sonra?”

Ceza sürelerinin tek başına çözüm olarak görülmesinin yeni sorunlar doğurabileceğini belirten Esen, kapalı infaz kurumlarında çocukların daha ağır suç geçmişine sahip kişilerle, madde bağımlılığı ve suç örgütleriyle temas etme riskine dikkat çekti.

Meclis Araştırma Komisyonu kapsamında tutuklu ve hükümlü çocuklarla yapılan saha çalışmasına değinen Esen, “Komisyon çalışması kapsamında yapılan ankette tutuklu ve hükümlü çocuklar arasında uyuşturucu kullanımı oranı yüzde 52,9 olarak tespit edildi.” dedi.

Esen, “16 yaşında ceza alan bir çocuk 10 yıl içeride kalsa 26 yaşında, 20 yıl kalsa 36 yaşında cezaevinden çıkacak. Peki ya sonra? Cezaevine girmeden önceki şartları, çevresi iyileşmiş olacak mı? Hayır.” ifadelerini kullandı.

“Dağ fare doğurdu desek yeridir.”

Suça sürüklenen çocuklara ilişkin Meclis Araştırma Komisyonunun çalışmalarını hatırlatan Esen, komisyonun dört ay boyunca 20 toplantı ve 8 çalışma ziyareti gerçekleştirdiğini, 610 çocuk, 765 çocuk hâkimi ve savcı ile 1.306 meslek elemanını kapsayan saha çalışmaları yürüttüğünü belirtti. Ayrıca 160 sivil toplum kuruluşunun ortak bilgi notunu TBMM’ye sunduğunu ifade etti.

Araştırma Komisyonu raporu ile muhalefet şerhleri tamamlanmadan kanun teklifinin hazırlandığını savunan Esen, “Rapor 14 Temmuz’da Meclise sunuldu, teklif ise 16 Temmuz’da Adalet Komisyonuna getirildi. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun raporu beklenmedi, Çocuk Hakları Alt Komisyonunun görüşü alınmadı.” dedi.

Teklifin hazırlanış sürecini eleştiren Esen, “Sonuçta çocuğun sağlığını, ailesini ve gelişimini tali; cezayı ve güvenliği esas kabul ettiniz. Dağ fare doğurdu desek yeridir.” ifadelerini kullandı.

“Kırk sekiz saatte çocuk adalet sistemi yazılmaz.”

Kanun teklifinin çocuklar, infaz kurumları ve uzman personel ihtiyacı bakımından etkilerinin yeterince hesaplanmadığını savunan Esen, yaş ve suç türüne göre kaç çocuğun düzenlemeden etkileneceğine, kapalı kurum kapasitesine ve ihtiyaç duyulacak uzman personel sayısına ilişkin kapsamlı bir çalışma yapılmadığını söyledi.

Konuşmasının sonunda Esen, “Etki analizi olmadan, ön norm denetimi yapılmadan, yaş ve suç türüne göre kaç çocuğun nasıl etkileneceği, kapalı kurumlarda ne kadar kapasite gerekeceği, kaç sosyal çalışma görevlisine ve çocuk psikiyatristine ihtiyaç duyulacağı hesaplanmadan ‘yaptım oldu’da ısrar ediyorsunuz. Buna rağmen ceza miktarı, infaz süresi ve kolluk yetkisi son derece açık. ‘Hadi cezaları artıralım’ demek kolay; ya sonrası?” ifadelerini kullandı.

Haber: Hasret ERİM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu